logo

Beyler tuz koktu, tuz!!!

“Bir gazeteci veya kalem sahibi yalan yazıyorsa, bir başka kimseye iftira atıyorsa , Allah belasını versin” bedduasına, sadece ve sadece “Amin” denir…

Yazıya başladığım beddua cümlesi, bana ait değil… Çok içerlemiş, çok kızmış bir bürokratın isyanı…

Bir insana iftira atmak, yalanla bezeyerek aleyhinde söylemler geliştirmek, o şahsa yapılan en büyük insanlık suçudur. Gazetecilik mesleğinin ana kuralı bu olsa gerek. Haber alma özgürlüğü ve haber yapma iradesinde, konuyu böyle yorumluyorum.

Son dönemde kılavuzluk ve römorkör hizmetleriyle ilgili yaptığım haberler,  Ankara bürokrasisi ve siyasi iktidar çevrelerinde çok ciddi rahatsızlıklar oluşturdu. Özellikle son dönemde görüştüğüm mevcut bürokratlar, benim “Bir yerlerden talimat alarak kalem oynattığımı” iddia ediyor. Bu bürokratlar beni, en az 15 yıldır tanıyor. Kimsenin kanadının altına girmeyeceğimi çok iyi bildikleri halde, yaptıkları yanlışlıkları kapatmak adına, bana karşı defansif operasyon çekiyor. Yani bir anlamda savunma geliştiriyor.

Ankara bürokrasisinin bu eylemlerini, beceriksizlik veya çapsızlık olarak nitelendirmiyorum. Buna mukabil, karar verici konumunda olan şahsiyetlerin, kabiliyet sorununa paralel, sorumluluk görevinden taviz verme işlemini gerçekleştirdiklerini düşünüyorum.

Öte yandan bana bu isnatlarda bulunan sevgili bürokratlarımız, şahsıma hakaret ettiklerinin ve iftira attıklarının farkında bile değiller…

TEK SORUMLU ANKARA BÜROKRASİSİ

Gelin, oluşturulan bu sorunun kaynağına inerek hep beraber inceleyelim…

Tarih Nisan 2017 Toros Tarım Limanı Yetkisi… Yani BOTAŞ Ceyhan Liman sınırları içerisinde bulunan kılavuzluk ve römorkör hizmetleri…

Kim yapıyordu?

Toros Tarım Limanı adına 20 senedir alt yüklenici olarak hizmet veren Sanmar Kılavuzluk ve Römorkör İşletmeleri, Kılavuzluk ve Römorkör hizmetleriyle ilgili görevlendirilmişti.

Ne oldu?

Deniz ve İçsular Düzenleme Genel Müdürlüğü’nün, Google Map üzerinden liman sınırlarını değiştirmesiyle birlikte, Sanmar’ın 20 yıldır yaptığı başarılı operasyonlar elinden alındı. Bakanlık, Botaş Ceyhan Liman Başkanlığı sınırları içerisinde bulunan Toros Tarım Limanı, Delta, Aygaz, Milangaz, Aytemiz ve Sönmez iskelelerinin bulunduğu alanı, İskenderun Liman Başkanlığı sınırlarına dahil etti. Ve Sanmar’ın hizmet verdiği alanda Med Marine Şirketini görevlendirildi.

Yetkisi Toros Tarım Limanı’nda bulunan kılavuzluk ve römorkör hizmetlerinin alt yüklenicisi Sanmar Kılavuzluk ve Römorkör İşletmeleri A.Ş.’nin hakları gasp edildi, yanlış yapıldı. İşlemler hukuki olarak görülse bile bu işlem sonucunda, bir mağduriyet oluşturuldu.

Hatta Sanmar Şirketi’nin kurucusu Orhan Gürün’e söylenen “Sen römorkör inşasında dünya markası oldun. Kılavuzluk ve römorkör işletmeciliğini bıraksan daha iyi olur. Römorkör inşasına devam edin” sözü, hukuksuzluk ve nobranlığın zirvesi olarak tarihe geçtiğini belirtmemiz gerekir.

Bu olayların geliştiği dönemde Deniz ve İçsular Düzenleme Genel Müdürü Hızırreis Deniz’i arayarak, yanlış yaptıklarını bizzat kendisine söyleyerek, haberleştirdim. (OKUYUNUZ) 

Bir başka sorun, Nemrut Körfezi’nde gerçekleşti. Tarih Ocak 2015… Aliağa Limanı, Nemrut Körfezi bölgesinde bulunan 9 iskele de, Kılavuzluk ve Römorkör Hizmetleri rekabete açıldı.

Deniz ve İç Sular Düzenleme Genel Müdürlüğü, Nemrut Kılavuzluk ve Römorkör Hizmetleri A.Ş’nin, Ankara Bölge İdare Mahkemesi’ne açtığı dava sonucu, Nemrut Koyunda Kılavuzluk ve Römörkör Hizmetlerine verme yeterliliğine sahip, TÜPRAŞ, PETKİM ve UZMAR Şirketlerine, 31 Aralık 2015 tarihine kadar, kazanılmış hak oluşturulmaması şartıyla, geçici olarak görevlendirdi. Dönemin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın aldığı bu karar ile birlikte, İzmir İli, Aliağa Limanı, Nemrut Körfezi bölgesinde bulunan 9 iskele de, Kılavuzluk ve Römorkör Hizmetleri rekabete açılmış oldu. (OKUYUNUZ)

&                &                &

Yukarıda ifade ettiğim örneklerin dışında günümüze dönerek, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’ndaki gelişmelerin fotoğrafını çekelim.

31 Aralık 2018 tarihli Resmi Gazete’nin 4’ncü mükerrer sayısında yayınlanan, Kılavuzluk ve Römorkör Hizmetleri Yönetmeliği ile yeni bir sorunlu dönem başlatıldı. Her kelimesi DEKAŞ’ın kaleminden çıktığı izlenimi veren bu yönetmelikte, baş karakter oyuncusunun Ali Kurumahmut olduğu görülüyor.

Yanlış bilmiyorsam, 26 Aralık veya 27 Aralık 2018 tarihinde Beştepe’ye giden Kılavuzluk ve Römorkör Hizmetleri Yönetmeliği, 31 Aralık 2018 tarihinde Resmi Gazete’nin 4’ncü mükerrer sayısında yayınlanarak yürürlüğe girdi. 4 günlük arada iki kez müdahale edilen yönetmeliğin yayınlandığı tarihte, – TESADÜF BU YA… – İMEAK Deniz Ticaret Odası Başkanı Tamer Kıran imzasıyla, Yönetmelikle birebir örtüşen bir destek yazısı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na gönderildi. İMEAK DTO resmi yazısının bakanlığa ulaştığından saatler sonra, Yönetmelik yayınlandı. Hem de 4’ncü mükerrer sayısında… Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığa gönderilen yazı içeriğinin Recep Düzgit’in söylemleriyle örtüştüğünü belirtmemizde fayda var. 

tamer_1.jpg
tamer_2.jpg

KILAVUZ KAPTAN PAZARI; HARAÇ-MEZAT

Kılavuzluk ve Römorkör Hizmetleri Yönetmeliği’nin yayınlanmasından 42 gün sonra Deniz ve İçsular Düzenleme Genel Müdürlüğü 11 Şubat 2019 tarihinde teşkilatlar arasında, “kılavuz kaptan transferinin yasakladığı” tamimi yayınladı. Bu tamimin yayınlanmasından iki gün sonra, 13 Şubat 2019 tarihinde Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü dışındaki özel kuruluşlar arasında “kılavuz kaptan transferinin yapılabileceği” tamimi kamuoyuna duyuruldu. Aynı genel müdürlük bünyesinde 48 saat içinde birbirine zıt iki tamim…

Deniz ve İçsular Düzenleme Genel Müdürlüğü’nün, kılavuz kaptan transferinin yolunu açan 13 Şubat 2019 tarihli tamiminin yayınlanmasından bir kaç saat sonra İskenderun Körfezi’nde Kılavuz Kaptanlık yapma ehliyeti bulunan 32 kılavuz kaptan, Med Marine’den istifa ederek, başka bir kılavuzluk teşkilatına geçti.

Ancak gözlerden uzak bir yerde, kılavuz kaptan transferinin mucidi olacak bir başka hadise gerçekleşiyordu. 8 Şubat 2019 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayınlanan nüshasında, Anadolu Kılavuzluk A.Ş. (ANKAŞ) isminde bir şirket kuruldu. Ortakları dikkat çeken bu kılavuzluk şirketinin yapılanması da dünya ticaretinde olmayan bir özelliğe sahipti. A Sınıfı yüzde 60 hisse sahibi Deniz Kılavuzluk A.Ş. (DEKAŞ) karın yüzde 25’ini alırken, B Sınıfı yüzde 40 hisse sahibi Hamdi Safi, Selahattin Aydın ve Musa Şeneloğlu ise karın yüzde 75’ine sahip oluyordu.

Öte yandan Şubat ayının sonlarına doğru, ARPAŞ bünyesinde görev yapan 8 kılavuz kaptan Avrupa Kılavuzluk A.Ş.’ye transfer olurken, Deniz ve İçsular Düzenleme Genel Müdürlüğü’nün kılavuz kaptan transferinin yolunu açan tamimi ile başka bir mağduriyet ortaya çıkardı.

AKLIMIZLA ALAY ETMEYE BAŞLADILAR

Bu dönemde, Türk Boğazları ile ilgili Deniz Haber Ajansı’nda yayınlanan haberler sonucu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı sektör Danışmanı Ali Kurumahmut, bizleri arayarak “Hassasiyetlerinizi biliyoruz. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ile ilgili yakın bir zamanda Yönetmelikte yaptığımız yanlışı ortadan kaldıracağız” diyerek bir konuda yüreğimize su serperken, diğer yanlışlarda ısrar edilmeye devam edildi.

14 Mart 2019 tarihinde yayınlanan yönetmelik değişikliğiyle, bize söz verilen Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Kılavuz ve Römorkör Hizmetleri Yönetmeliğinin dışına çıkarılırken, başka bir kanunsuz işleme imza atıldı.

5 Mart 2012 tarihli Resmi Gazete’nin 28224 Sayılı Nüshasında yayımlanan “Gemi Acenteliği Yönetmeliğinin” YASAKLAR başlığının 12 maddesi belirtilen;

“c) Temsil ettikleri gemilere yönelik doğrudan veya dolaylı olarak; her ne surette olursa olsun kılavuzluk, römorkörcülük ve palamar hizmetlerini ve ayrıca acentelik sözleşmesinde belirtilmedikçe yükleme ve boşaltma hizmetlerini, kendi nam ve hesaplarına veremezler.” bendi, yürürlükte olmasına rağmen, aykırı bir şekilde Acentelik Şirketlerinin ortak olduğu firmalara, kılavuzluk ve römorkör hizmetleri yapmasının önü açıldı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından; başta Rekabet Kanunu, Gemi Acenteliği Kanunları olmak üzere, aykırı şekilde kanunsuz bir yönetmelik değişikliğine imza atıldı.

&                &                &

Ak Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım’ın, Ulaştırma, Deniziclik ve Haberleşme Bakanlığı yaptığı dönemde söylediği bir sözü aklıma geldi. Yıldırım “Yolların Kralı Olmaz, Kuralı Olur”ifadesini, denizcilik sektörü için yorumlamak gerekir. “Ben Yaptım Oldu” bakış tarzı ile bu işler yapılamaz…

Kanun, kural, hukuk dinlemeden yapılan işlemlerin hesabı bir gün sorulmasa bile, ülkenin denizcilik sektörüne, yeni kriz ve sorunlar açan isimler olarak tarihe geçeceğinizi bilmeniz gerekir.

Bana sitem eden bir başka bürokrat “Recep çok ağır yazı kaleme alıyorsun. Tek amacımız ülkemize hizmet etmek, devletimize sahip çıkmak” demişti.

Bende, kendisine “O kadar devletinizi seviyorsanız, İzmit Körfezi’nde kılavuzluk hizmetlerini Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’ne bağlayın. Ülkenize hizmet etmek istiyorsanız, kimseye rant sağlamayın. İzmit Körfezi’ndeki koordinasyonu sağlayacak olan Kıyı Emniyeti’ni sahneye davet edin” demiştim. Sözümün hala arkasındayım…

&                &                &

Ankaralı beyler, tuz koktu. Aklımızla dalga geçmeyin, zekamızla alay etmeyin. Artık kimse yemiyor. Haber sitelerimizi kapatabilirsiniz. Ticari olarak bizleri sıkıntıya sokabilirsiniz. Ama bizleri susturamazsınız…

Bunu geçmişte Suat Hayri Aka yapıyordu. Bize reklam veren şirketleri arayıp, “Recep Canpolat’a reklam vermeyin. Verirseniz Ankara’ya gelemezsiniz” diyordu. Şu anda esamisi okunmuyor. Bu koltuklar gelip geçici. Hoş bir seda ile anılmak istiyorsanız, devletinize sahip çıkın.

Tarihin altın sayfalarında yer alanlar, rahmetle anılıyor. Tarihin çöplüğü ise kirli paşalar ve beylerin maceralarına konu oluyor.

Kaynak: Denizhaber.net

Share
583 Kez Görüntülendi.